500 bin dolarlık ‘seçim yardımı’ rüşvet sayıldı, şimdi İnterpol listesinden çıkma yolu arıyor

20.07.2012 ,Hürriyet

AVUSTURYA’nın başkenti Viyana’da iki arkadaşıyla kurduğu turizm şirketiyle Türkiye, Tunus, Yunanistan ve Mısır’a kadar uzanan Magic Life markasını yaratan, daha sonra TUI’ye satan Cem Kınay, 2005 yılında Karayipler’deki Turks and Caicos adalarına yöneldi.

Donatetella Zingane Dini’ye ait Dellis Cay Adası’nı 18 milyon dolara satın aldı. Hedefi, adada lüks otel, rezidans ve villalar yapmaktı. İngiltere’nin kontrolünde olan Turks and Caicos Adaları’nda ayrıca bir hükümet de vardı. Dellis Cay Adası’nı satın aldığı Donatella Zingane Dini, Cem Kınay’a öneride bulundu:
– Turks and Caicos Başbakanı Michael Misick’le sizi tanıştırmak isterim.
Kınay, 600-700 milyon dolar yatırım yapacağı adalar ülkesinin Başbakanı’yla tanıştırılma önerisine sıcak baktı. Tanışma sonrasında bir yandan yatırım için kolları sıvarken, diğer taraftan adalar ülkesinde seçim gündeme geldi. Başbakan Misick’in ekibi, seçim kampanyasına maddi destek istedi, Kınay avukatlarına sordu:
– Başbakan’ın seçim kampanyasında maddi yardımda bulunmak Turks and Caicos yasalarına uygun mudur?
Avukatlar yasal açıdan sakınca olmadığını bildirdi. Bunun üzerine Cem Kınay, Başbakan’ın seçim kampanyası çerçevesinde 500 bin doları verdi. Bu rakamı şirket kayıtlarına da yansıttı. Dellis Cay Adası’ndaki yatırım için hazırlıklarını sürdürürken, Turks and Caicos hükümeti bir teklif yaptı:
– Joe Grant Adası’nı da size verelim.
Pazarlık yapıldı, o adayı da 3.2 milyon dolara aldı. Böylece, Turks and Caicos’ta iki ada sahibi oldu. İşletme için Mandarin Orient’le anlaşan Kınay, 2008 haziran ayında temel atıp inşaata başladı.
Temmuz ayında ise İngiltere, Turks and Caicos’a dönük bir araştırma komisyonu görevlendirdi. Komisyon, Başbakan Misick’in seçim kampanyasında aldığı yardımları ve adalardaki bazı rüşvet, yolsuzluk olaylarını araştırmaya başladı. 2009 Şubat ayında Başbakan’ın kampanyasında destek verenlerin listesi Komisyon’a gitti, o gün ilk kez adları resmen geçti.
Kınay, bunun üzerine 2009 Mart ayında İngiltere’ye gitti, bir avukatlık ofisiyle anlaştı. Çünkü, İngiltere’nin oluşturduğu Komisyon Turks and Caicos’ta araştırma yapıyor, suçlamalar sızıyor, ancak Cem Kınay ve şirketinin yöneticilerine kimse birşey sormuyordu. İngiltere’deki avukatlık ofisi Komisyon’a bir mektup yazdı:
– Cem Kınay, araştırmalarınızda kendisini ilgilendiren konularda yardıma hazırdır.
Komisyon’dan 2-3 ay sonra yanıt ulaştı:
– Taşınma yaşadık. O nedenle geç yanıt verdik. Eğer gerekirse sizinle görüşme yaparız.
Avukatlık ofisi Komisyon’un yanıtını pek sevmedi:
– Cem Bey, öyle anlaşılıyor ki Komisyon düzenleyeceği rapora sizin adınızı da koyacak.
Bunun üzerine 2009 Haziran ayında Kınay’ın avukatları Turks and Caicos’ta mahkemeye başvurup, tedbir istedi:
– Komisyon’un açıklayacağı raporda bizim ismimiz yer alırsa, bu bölüm kamuoyuna açık tutulmasın.
Mahkeme tedbir kararı verdi. Ancak, her nasıl olduysa İngiltere’nin atadığı Vali, söz konusu raporu internet sitesinde yayınladı. 8 saat sonra, “teknik hata yaptık” diyerek yayından çekti.
Ancak, söz konusu 8 saat, Cem Kınay’ın adını “rüşvetçi”ye çıkarmaya yetti… Ekim 2009’da da İngiltere, söz konusu soruşturma için Turks and Caicos’a bir süper savcı tayin etti. Kınay, Kasım 2009’da özel savcıdan randevu alıp, kendi penceresinden olanı biteni anlattı…
2011’e kadar bu konudaki sesler kesildi. Bu dönemde Kınay’ın avukatları 4-5 kez Komisyon’a “İfade verelim” diye başvuruda bulundu. Ekim 2011’de, İngiltere’nin İstanbul’daki Başkansolosluğu’na giderek ifadesini verdi.
Derken 10 Temmuz 2012’de İngiltere ve Turks and Caicos yönetimi, Cem Kınay’ın da aralarında bulunduğu bazı kişiler hakkında “Kırmızı Bülten” çıkarttırdı… Bu bülten Kınay için dünyanın 190 ülkesinde “yakalama emri” anlamına geliyordu…
Kınay, 500 bin dolarlık seçim yardımıyla üzerine yapışan, “rüşvet veren” damgasını nasıl sileceğinin yollarını araştırırken, şimdi de 190 ülkede “aranan adam” listesine girdi…
Şimdi bir yandan her an ifade vermeye, dava açılırsa mahkeme karşısına çıkmaya hazır beklerken, diğer taraftan “Kırmızı Bülten”den çıkmanın yollarını arıyor…
Bunun temel yolunun hükümetin desteğini alabilmekten geçtiğini biliyor…
Interpol’un aradığı adamın işlerini devralan çıkar mı
TURKS and Caicos’daki projesi “rüşvet verdin” suçlamasıyla 2 yılı aşkın süredir yarım şekilde duran Cem Kınay’ı yakın çevresi çözüme dönük uyardı:
– Projeyi bu haliyle birilerine devretseniz…
Kınay için bu formül pek işleyecek gibi görünmüyordu:
– 10 Temmuz’a kadar rüşvet verdiğime dönük suçlama vardı. Şimdi buna “Kırmızı Bülten”le aranmak da eklendi. Bu halde kiminle işin devri için görüşebilirim.
Trinidad bankası krediyi kesince inşaat durdu, villa alanlar anında davayı açtı

CEM Kınay’ın adı Turks and Caicos’ta “rüşvet verenler” listesine girince Trinidad merkezli TTUTC adlı banka anında karşısına dikildi:
– Rüşvet verdiniz mi?
Kınay, bankanın kredi komitesinin defalarca yinelediği soruya hep aynı yanıtı verdi:
– Rüşvet vermedim. Başbakan’ın seçim kampanyasına maddi destek verdim. Bu, şirketimizin kayıtlarında da yer alıyor.
Krediyi inşaat ilerledikçe kullandıran banka, eylül ayında kullandırması gereken 7 milyon dolarlık dilimi durdurdu. Böylece Türk müteahhitlerin yürüttüğü, 500’e yakın Türk personelin çalıştığı, malzemelerin bir bölümünün Türkiye’den gittiği inşaat da yarım kaldı.
Cem Kınay’ın projede yer alan villardan sattığı çoğu ABD’li müşterler, inşaatın durması üzerine kalan ödemelerini durdurup, paralarının iadesi için New York’ta dava açtı.
New York’taki mahkeme Cem Kınay’ı haklı buldu:
– İnşaati Kınay’ın elinde olmayan nedenlerle durmuştur…
Villa müşterileri bu kez Trinidad merkezli bankaya hesap sormaya başladı:
– Villaları almak üzere imzaladığımız kontratlarda bankanızın, “Bu proje bizim güvencemizde yürüyor” belgeleri vardı. O halde banka paralarımızın iadesini üstlensin.
Böylece 2009 Eylül ayından beri Dellis Cay’deki projede işler dondu, çivi çakılmaz oldu…
Joe Grant Adası’nı ‘ucuza kapattın’ davası da sürüyor

TURKS and Caicos’ta Cem Kınay’ı sıkıştıran tek konu, seçim kampanyasına maddi yardımın “rüşvet” sayılması değildi. Ada hükümetinin, “Siz alın” diyerek 3.2 milyon dolara sattığı Joe Grant Adası konusunda da dava açıldı:
– Bu ada Cem Kınay’a peşkeş çekildi. Ada çok ucuza satıldı…
Kınay, bu davada şu savunmayı geliştirdi:
– Ben Kraliçe’nin mülkü sayılan Joe Grant Adası’nı İngiltere’nin atadığı valinin onayıyla aldım. Fiyatı belirleyen de valinin atadığı şirketti.
Yakın çevresi Kınay’a bu adayı iade etmesini önerdi:
– Sonuna kadar direneceğim. Mahkemenin kararını bekleyeceğim.
Dosya Avusturya’ya ulaştı kaçmam, hesabımı veririm
İNGİLTERE ile Turks and Caicos yönetiminin çıkardığı “Kırmızı Bülten” üzerine Cem Kınay, artık pek bağlantısı kalmasa da Interpol dosyasının Avusturya’ya ulaşıp, ulaşmadığını soruşturdu ve yanıtı aldı:
– Avusturya’ya ulaşmadı.
Ekibi bu kez Türkiye’deki durumu yokladı:
– Henüz dosyanın Türkiye’ye ulaşıp ulaşmadığına dair bir bilgi yok.
Yakın çevresi Cem Kınay’a sordu:
– Dosya Türkiye’ye ulaşırsa ne yapacaksınız?
Kınay’ın yanıtı çok net oldu:
– Benim kaçak yaşamam söz konusu değil. Turks and Caicos’ta İngiltere’nin siyasi operasyonuna kurban gittim. Çağırırlarsa gider ifademi veririm. Dava açılırsa da kendimi savunurum.
Cem Kınay, arkadaşlarıyla birlikte imza attığı Magic Life markasını yaratma başarısını Turks and Caicos’da farklı şekilde yinelemeyi planlarken üzerine “rüşvet” damgası yapıştı, adı “Kırmızı Bülten”e girdi…
Bakalım bu badireyi atlatabilecek mi?

Bu yazı Vahap Munyar tarafından 20.07.2012 tarihinde Hürriyet’te yayınlandı.

Cem Kinay New York’taki davayı kazandı, Turks&Caicos Adası için umutlandı

Turizmci Cem Kınay, 2005’te Turks&Caicos adalarında başladığı proje adalardaki rüşvet skandalı nedeniyle durunca zor günler geçirdi. Turks&Caicos’ta açılan davalar sürerken, Cem Kınay, New York Bölge Mahkemesi’nde aleyhine açılan davayı kazandı.

ORTAKLARIYLA birlikte turizme Magic Life markasını kazandırıp, daha sonra elden çıkaran Cem Kınay’ın hayatı, 2005’te rüya gibi bir proje gerçekleştirmek için gittiği Turks&Caicos Adaları’nda patlayan ‘rüşvet skandalı’ nedeniyle kabusa döndü. İsmi adada patlayan rüşvet skandalına karışınca iddialı gayrimenkul projesi duran Kınay, ev satın alan 30 malikten 7’sinin New York Bölge Mahkemesi’nde açtığı davayı kazandı. Cem Kınay, İngiltere’nin kontrolündeki Turks and Caicos Adaları’nda hem ada hükümeti hem de kredi aldıkları bankayla davalık olduklarını hatırlatarak, “Siyasi baskıdan muaf ABD’de davayı kazandık. Bunun adada süren diğer iki davamıza da örnek teşkil edeceğini ve olumlu yansıyacağını düşünüyorum” dedi.
En büyük üzüntüsünü projenin yarım kalması olarak açıklayan Cem Kınay, şöyle konuştu: “Ben en başından beri bankayla ve yerel hükümetle anlaşarak bu projeyi bitirme derdindeyim. Bize güvenenlerin mağdur olmasını hiç istemem. Bırakıp gitmedim. Tek amacım bu projeyi bitirmek. Maddi zararımın yanı sıra zedelenen itibarımı da temizleyip bu projeyi bitirmeye kararlıyım.”
Bankayla temasa başladık
Projeyi bitirmek uğruna banka ile yeniden temasa geçtiğini anlatan Kınay, “Onlara mektup yazıp insanların mağdur olmaması için bu projenin tamamlanması gerektiğini söyledim. Davalar uzun sürüyor. Davaların bitmesini beklemeyelim, dedim. Burada da olumlu gelişme bekliyorum” dedi. Cem Kınay adada patlayan rüşvet skandalını şöyle hatırlattı: “Karayipler’deki bu adalar İngiltere’ye, yani Birleşik Krallık’a bağlı. Krallık, adalarda rüşvet soruşturması başlattı. Başbakan, aldığı siyasi bağışların listesini mahkemeye verdi. Siyasi bağış ABD gibi pekçok ülkede de var ve yasal. Biz de resmi yollardan banka kanalıyla bir bağış yapmıştık. Resmi bağış yapmış bir şirket olarak ismimizin rüşvet verenler listesinden çıkarılması için dava açtık. Mahkeme başkanı bizi haklı buldu. Ama İngiltere’nin adaya atadığı vali, hukukuz bir iş yaparak ismimizin geçtiği listeyi internette yayınladı. Bunun üzerine kredi aldığımız banka rahatsız oldu. Projeden ev alanlar ödemelerini kesti. Sonra banka işimize el koydu. İnşaat durdu. Turks ve Caicos’ta parlamento kapatıldı. Siyasi bir darbe yaşandı. Ben de bu olayların politik kurbanıyım.”

Cem Kınay kimdir

AVUSTURYA Devlet Nişanı sahibi olan Cem Kınay’ın yaşamından bazı satır başları şöyle:
Viyana Üniversite Hastanesinde doktor olarak çalıştı.
1987’de ortağı Oğuz Serim ile Avusturya’nın en büyük tur operatörü Gulet Touristik’i kurdu.
Türkiye, Yunanistan, Tunus, İspanya, Avusturya, Mısır ve Bulgaristan’a yayılan Magic Life otel zincirini 1990’da kurdu.
2004’te Magic Life ve Gulet Touristik’i dünyanın en büyük tur operatörlerinden TUI AG’ye sattılar.

Bol ödül alacak proje gözüyle bakılıyordu

CEM Kinay, Turks and Caicos adalarında Kengo Kuma, Zaha Hadid, Piero Lissoni, Shigeru Ban, David Chipperfield, ve Carl Ettensperger gibi dünyanın önde gelen mimarlarından bazılarının eşsiz tasarımlarını içeren lüks bir ada tatil kompleksi oluşturduklarını hatırlattı. Kınay, “Tamamlandığında, proje Mandarin Oriental Hotel, lüks villalardan ve çevresindeki yerleşim birimlerinden oluşacaktı. Bol ödül alacak proje gözüyle bakılıyordu. Projenin inşaatı Haziran 2008’de başladı ve Ekim 2009’da bu politik sebepler yüzünden durdu” diye konuştu.

Bu makale 08.Nisan.2012 de Hurriyette yayinlandi.Demet Cengiz

Cem Kinay.Ruya Adasinda Kabus

Dellis Cay, Turks and Caicos, West Indies

Avusturya’da tarihin en başarılı turizm girişimcisi olan Cem Kınay, Karayipler’de ilgisi olmayan bir siyasi kavganın içine iradesi dışında sürüklendi ve İnterpol’den hakkında kırmızıbülten çıkarıldı.
Bir subayın oğlu olan Türk Cem Kınay, Avusturya’da doktor olduktan sonra, ihtisası sırasında sıfırdan kurduğu turizm işinde, seyahat pazarının %60’ına hakim olarak bir turizmimparatorluğu kurdu. Turizm şirketi Gulet ile birlikte sahibi olduğu 19 adet Magic Lifeotellerine yılda yüz binlerce Avusturyalı’yı tatile gönderdi. Bugün ise 54 yaşındaki Cem Kınay varını yoğunu kaybetmek tehlikesi ile karşı karşıya. Oysa o sadece, şirketler grubunun 2004 yılında gerçekleştirilen Almanya seyahat devi TUI’ye satışından sonra bir başkavizyonunu gerçekleştirmek istiyordu. Issız bir adanın geliştirilerek turizme kazandırılması.

2005 yılında Karayip sahillerindeki Dellis Cay’in beyaz sahiline ilk defa ayağını bastığında“İşte o ada burası” dedi.
İngiliz müstemlekesi Turks and Caicos adalarına ait olan 560 hektar büyüklüğündeki bu küçük adayı bir İtalyan asilzadesinden 18 milyon dolar’a satın aldı. Burası tüm dünya elitleri için lüks bir tatil cenneti olacaktı. Zaha Hadid’den Pierro Lisoni’ye kadar dünyanın en önemli mimarlarından yedi tanesi villalar, apartmanlar ve Mandarin Oriental Group için lüks bir otel tasarımı yaptı.
Mimari dergiler proje hakkında “dünyanın en trendy mimari kum adası” yazıyordu. Kınay tüm birikimlerini bu işe yatırdı. Ve başkalarını da yatırima ikna etti.

Ancak, Turks and Caicos’un Başbakanı Michael Misick ile birlikte gerçekleştirdiği temel atma töreninde Kınay, Karayipler rüyasının çok yakın zamanda bir kabusa dönüşeceğini tahmin etmiyordu. İktidar partisi seçimlerden önce bir cok orada is yapan is adamiyla beraber bağış için onun da kapısını çaldı. Kınay “Bağış talebini avukatlarıma sordum. Bana parti bağışlarının tamamen yasal olduğunu beyan ettiler” dedi. “Şirketim de “tamamen açık, şeffaf ve yasal” bir şekilde 500.000 dolar bağış yaptı.” Bir süre sonra çıkan bir kasırga sonrası parti yeniden bağış talebinde bulundu ve Kınay’ın şirketi 200.000 dolar daha bağışta bulundu.

Bu cömertlik onun kötü kaderi haline gelecekti. 2008 yılının Ağustos ayında Büyük BritanyaDevleti ağır yolsuzluk suçlamalarından ötürü Misick’i görevden alıp parlamentoyu feshetti ve adaların özerk yönetimini düzenleyen anayasayı yürürlükten kaldırdı. Bu konuyla ilvili olarak siyasi gözlemciler İngilizlerde, Turks and Caicoslular’ın Kanada’ya bağlanma tercihleri ve daha da ötesi tam bağımsızlık taleplerine yönelik bir çabanın rahatsızlığı olduğunu tahmin ediyorlar.

Kınay bu olaylardan önce İngiltere Kraliçe’sine ait bir başka adanın daha bir kısmını satın almıştı. Joe Grant adlı bu adanın 200 hektarı için şirketleri 3,2 milyon dolar ödedi ve bir sonraki projesini hayata geçirmek üzere çalışmalara başladı. Yine bir otel ve villalar yapılmak üzere yola çıkılan bu projede de ortağı İtalya Lüks Grubu Bulgari idi.

İngilizler tarafından görevlendirilen adanın yeni sömürge valisi, Kınay’ı hükümete rüşvet verdiği için ada hissesini ucuza elde ettiğini iddia ederek kendisine asılsız suçlamalarda bulundu. Daha sonra ise her şey ardı ardına geldi. Araştırma komisyonunu henuz sonuçlanmamamış ve hatalı ara raporu yerel medyaya sızdırıldı. Bunun üzerine Dellis Cay projesine finansman sağlayan Trinidad and Tobago Unit Trust Corporation bankası vermiş olduğu krediyi geri çağırdı. İngilizler de hükümet hakkındaki rüşvet soruşturması için bir özel yetkili savcı tayin ettiler. Dellis Cay de insaat durduruldu ve her iki ada da kayyum yönetimine bırakıldı. O günden beri, yani üç yıldır yarısı bitmiş olan binalar artık yıpranma tehlikesi ile karşı karşıya. Burada mağdur olan sadece Kınay olmadı.İnşaatın ilerlemesine istinaden onunla beraber bu işe girerek 100 milyon dolar yatırmış olan diğer yatırımcılar da mağdur oldu.
Kınay bütün bunların sonucunda kendisini yerel ve İngiliz menfaat grupları arasındaki siyasi bir kavganın kurbanı olarak görüyor. Herşeyi sıfırdan kendi kendine yaratan girişimci işadamı Kınay, Istanbul Maslak Sheraton Otelinde yapılan KURIER röportajında “Joe Grant adasının alımında sözleşme partneri hükümet değil, tam tersine bir önceki İngiliz sömürge valisi idi. Fiyatı o belirletti, inceledi ve satış sözleşmesini imzaladı” diye vurguladı. Nitekim, aralarında Richard Ellis ile Ernst&Young şirketlerinin de olduğu bağımsız beş denetleme şirketinin raporlarında da, adanın satış sözleşmesindeki aynı fiyat tespit edilmişti.

Kınay “Kimseye rüşvet vermedim ve daha başlangıçtan beri savcılık ile tam işbirliği yaptım” diyor.

2011 yılı Ekim ayında İstanbul’da kendi isteği ile yapılan sorgulamadan sonra savcılıktan bir daha haber almadı. Ta ki Turks and Caicos’un talebi üzerine İnterpol Temmuz ayı başlarında “Kırmızı bülten” çıkartana ve Kınay kendisini arananlar listesinde bulana kadar. Ancak ne Türkiye ne de Avusturya Kınay’ı şu an itibarıyla Karayipler’e iade etmeyecektir.

Kınay “İlk önce çok şaşırdım. Sadece hayatım boyunca bütün yarattıklarım tahrip edilmedi, itibarım da mahvedilme tehlikesi ile karşı karşıya” diyor, “Haklarım için mücadele etmeye devam edeceğim ve atağa geçeceğim”. Bu bayagi masrafli olacak onun icin.Bugüne kadarki vekil masraflarını ödemek için Miami’de bulunan evini ederinden çok ucuza satmak zorunda kaldı. Satıştan gelen gelir de mahkeme vesayetine verildi. Şimdi ise kendisine ailesi ve uzun yıllardan beri ortağı olan Oğuz Serim mali yardımda bulunuyorlar. Adalara tedbir konulmasına karşı mahkemeye itirazda bulundu. Ancak sömürge valisi, Joe Grant adasının Sotheby’s üzerinden açık artırmaya çıkarılacağını duyurdu. Kınay ”Bu aşikar bir şekilde yasalara aykırıdır, itiraz davası devam ediyor” diyerek kızgınlığını belirtiyor.

Bu arada geçtiğimiz ilkbaharda New York’ta bir başarı elde eti. Dellis Cay’deki 30 villa alıcısından sekizi mahkemeye başvurarak tazminat ödenmesini talep ettiler. Ancak bu dava red edildi. Kendisinin ilk villa müşterilerinden olan Hollywood yıldızı Michael Douglas ve eşi Catherine Zeta Jones ise hiç bir zaman şikayette bulunmadılar.

Kınay, Dellis Cay projesini tekrar hayata geçirmek için her şeyi denemek istiyor. “Bütün bu olaylar dehşet verici. Ben her zaman sözümü tuttum. Daha gencim ve ticari hayatıma tabii kidevam edeceğim”.

“Olağanüstü kariyer, mutlak bir itibar”

O Avusturya Turizm ekonomisinin yıldızıydı. Öyle ki, ekonomi bakani Martin Bartenstein göğsüne bir devlet nişanı taktı. Dönemin Avusturya Havayolları Başkanı Mario Rehulka 1997 yılında ekonomi dergisi Trend tarafından “Yılın adamı”seçilen Kınay’a “Olağanüstü bir kariyer. Üstün müşteri kalitesi odaklı olup birinci kalite bir iş anlayışına ve işe sahiptir” diyerek işine karşı duyduğu ciddiyeti resmileştirdi. “Eğer yolsuzluk yapabileceğine dair enufak bir belirti dahi olsaydı, Avusturya Havayolları ona Touropa Tur Operatörünü satmazdı”. Eski hava yolları işletmecisi Niki Lauda, bir zamanlar en büyük müşterisi olan Kınay hakkında “sert bir müzakereci, ancak mükemmel bir iş kalitesi ve sözünün eri” dedi.
TUI Holding yönetim kurulu üyesi olan Eski Başbakan  Almanların yönetime girmesi ile Kınay’ın da yönetim kurulu üyesi oldu. Aynı zamanda Magic Life Club’lardan çokmemnun bir tatilci olan Vranitzky “Tamamen işine angaje ve fikirlerine inandığım Kınay,bazen işlettiği otellerin sahipleri karşısında belki biraz fazla iyimser” diye düşünüyor.

Bu makale Avusturya KURIER gazetesinde 22 Temmuz 2012 tarihinde yayinlandi.

Red Notice Issued for Dr.Cem Kinay

 

0
0
Red notice issued for Dr Kinay
Published in SUN TCI on 11th of July 2012
Dellis Cay developer Dr. Cem Kinay says a red notice has been issued for him to be brought back to the Turks and Caicos Islands.
In a press release sent to The SUN from Istanbul, Turkey, said: “After 35 years of successful tourism and real estate investment experience, I have encountered a new experience today. I learned that a Red Bulletin is issued for me to be taken back to Turks and Caicos Islands.  I have been fighting my political and legal struggle with the Turks and Caicos Islands Government since 3 years.”
In March this year, the Special Investigation and Prosecution Team (SIPT) confirmed that an international arrest warrant has been issued for former Premier of the Turks and Caicos Islands, Michael Misick in connection with allegations of corruption and money laundering.
Back then, the Helen Garlick-led Special Investigation and Prosecution Team (SIPT) said they obtained the arrest warrant and a “Red Notice” which was authorized by the International Criminal Police Organisation (Interpol). However, they have not issued any such notice to the media regarding Dr. Kinay, who is known to be wanted for questioning in relation to allegations of bribery allegedly involving Misick.
Dr. Kinay did not elaborate on the circumstances surrounding his red bulletin, but he stressed that he is being victimised.
He stated: “My companies have invested in Mandarin Oriental Dellis Cay and Joe Grant Cay projects since 2005 until August 2009. We were the largest investor of TCI history.  The total investment was going to be around $ 1 billion.  I believed that the unique nature of my development would contribute to the cultural development of the islanders who embraced me with much interest. However, ex Premier Michael Misick’s deteriorating relations with England,  the political conflict between England and Turks and Caicos Islands and the alleged corruption resulted in the intervention of the British government to the island. Misick was dismissed, Parliament abolished, and constitution was suspended.  Our investments came to a complete halt. I lost all I have to the funding banks.”
He added: “The perfectly legal political donation scheme that existed in the islands for many years was turned into a corruption scandal. To prove Misick is guilty, we were chosen as targets. I am a victim of politics, and I am innocent. I did not receive any benefits for any of my political donations. I will continue my defense in the international level.”
Interpol requests are normally issued for the arrest of wanted persons with a view to extradition. An Interpol Red Notice is the closest instrument to an international arrest warrant in use today. Interpol does not have the authority to issue arrest warrants in the formal sense of the word, as this is the domain of the sovereign member states.
An Interpol notice or international notice is issued by Interpol to share information between its members. There are seven types, six of which are known by their colour codes: red, blue, green, yellow, black, and orange. INTERPOL will only issue notices if it is satisfied that all the conditions for processing the information have been fulfilled.
Dr Kinay  practiced medicine at the General Hospital of Vienna in Austria.  He  received his PhD from the University of Vienna Medical School in 1984. He is a Turkish and  Austrian Citizen, Belonger of Turks and Caicos Islands.  In 1987, Magister Oguz Serim, his other Austrian citizen partner, and Dr Kinay set up a tour operator by the name of Gulet Touristik, the largest tour operator in Austria.  In 1990, they founded the Magic Life Group.  Magic Life owned and managed luxury properties in Turkey, Greece, Tunisia, Spain, Egypt and Bulgaria.  In 1997,they established a further tour operator, Gulet Touropa Touristik. In 2004, they sold Magic Life and Gulet Touristik to the German tour operator TUI AG, one of the world’s largest tour operators.
Dr Kinay is widely recognized for his  contributions to the travel industry, In 1996 he was lauded as Austria’s “Tourism Manager of the Year” and in 1997, as “Man of the Year” and Finally on 2007, he has  been honored with “State Medal Of Austria”.

EmailToFriend PrintableVersion

Dr.Cem Kinay Statement regarding Red Notice Issue

PRESS RELEASE DR CEM KINAY

 

Istanbul, July 10, 2012 Tuesday

 

After 35 years of successfull tourism and real estate investment experience, I have encountered a new experience today. I learned that a Red Bulletin is issued for me to be taken back to Turks and Caicos Islands.  I have been figting my political and legalstruggle with the Turks and Caicos Islands Government since 3 years.

 

My companies have invested in Mandarin Oriental Dellis Cay and Joe Grant Cay projects since 2005 until August 2009. We were the largest investor of TCI history.  The total investment was going to be around $ 1 billion.  I beleived that the unique nature of my development would contribute to the cultural development of the islanders who haveembraced me with much interest. However, ex Premier Michael Missick’s detoriating relations with England,  the political conflict between England and Turks and Caicos Islands and the alleged corruption resulted in the intervention of the British government to the island. Missick was dismissed, parliement abolished, and constitution wassuspended. Our investments came to a complete halt. I lost all I have to the funding banks.

 

The perfectly legal political donation scheme that existed in the islands for many years was turned into a corruption scandal. To prove Missick is guilty, we were chosen as targets. I am a victim of politics, and I am innocent. I did not receive any benefits for any of my political donations. I will continue my defense in the international level.

 

Background

 

Dr Kinay  practiced medicine at the General Hospital of Vienna in Austria.  He  received his PhD from the University of Vienna Medical School in 1984. He is a Turkish and Austrian Citizen,  Belonger of Turks and Caicos Islands.  In 1987, Magister Oguz Serim, his other Austrian citizen partner,  and Dr Kinay set up a tour operator by the name of Gulet Touristik, the largest tour operator in Austria.  In 1990, They founded the Magic Life Group.  Magic Life owned and managed luxury properties in Turkey, Greece, Tunisia, Spain, Egypt and Bulgaria.  In 1997,they established a further tour operator, Gulet Touropa Touristik. In 2004, they sold Magic Life and Gulet Touristik to the German tour operator TUI AG, one of the world’s largest tour operators.  

 

Dr Kinay is widely recognized for his  contributions to the travel industry, In 1996 he was lauded as Austria’s “Tourism Manager of the Year” and in 1997, as “Man of the Year” and Finally on 2007, he has  been honored with “State Medal Of Austria”.

Cem Kinay’in Kirmizi Bulten ile Ilgili Aciklamasi

Istanbul
10 Temmuz 2012 Salı

 

Yaklaşık 35 yıldır Türkiye ve dünyada turizm sektörünün en saygın yatırımcılarından birisi olarak devam etmekte olan iş yaşamımda bugün yeni bir deneyim daha yaşadım.

İngiltere ve Turks and Caicos hükümetleri tarafından hakkımda bir Kırmızı Bülten çıkarıldığını haber aldım. Yaklaşık 3 yıldır sürdürdüğüm siyasi-hukuki mücadeleyi kazanacağımdan emin olmakla birlikte, gelinen noktayı kamuoyu ile paylaşmayı da bir borç biliyorum.

Türkiye’nin ekonomik kapasitesini dünyanın her yerine yayması gerektiğine inanan bir işadamı olarak  2005 yılında önce Karayiplerin bir adası olan Turks and Caicos Adalarında yaklaşık 1 milyar dolarlık bir emlak ve turizm yatırımına giriştim. Adanın güzelliğine, ekonomisine, kültürel gelişimine büyük katkı yapacak olan projemizi ada halkı ve yönetimi de büyük bir sevgi ve ilgiyle kucakladı. Ancak Ada yönetiminin ve başbakan Michael Missick’in adanın bağlı olduğu İngiltere yönetimiyle siyasi ihtilafa düşmesi, siyasi istikrarın bozulmasına ve 2009 yılında İngiliz hükümetinin adaya müdahalesine yol açtı. Yolsuzlukla suçlanan Missick görevden alındı ve anayasa askıya alındı.

Bu süreçte Turks and Caicos adalarında yatırım yapan onlarca işadamı da başbakan Missick ile bağlantıları olduğu ve yolsuzluğa karıştıkları iddiası ile suçlandılar. Ancak suçlananlar hep yabancı yatırımcılar oldu. Başbakan Missick’in rüşvetçi olduğunu ispat etmenin yolu, özellikle hedef seçilen yabancı yatırımcıların rüşvet verdiğini kanıtlamaktı. Ben de bu siyasi mücadelenin günah keçilerinden birisi olarak seçildim ve yıllar sürecek bir hukuk mücadelesinin içerisine itildim. Gerçekten “”masum ve haklı olduğum” için, “masum ve haklı olduğumu” kanıtlayacağımdan eminim. Bugüne kadar bu konuda açılan ve tamamlanan bütün davalarda olduğu gibi bundan da beraat edeceğim. Siyasi bir davaya karşı yürüttüğüm hukuki mücadelemi ise uluslararası platformların tümünde sürdüreceğim.

Hem Türkiye’nin büyüyen gücüne paralel olarak dünyanın her yerinde iş geliştiren Türk işadamlarını bu tür riskler konusunda uyarmak ve hukuki süreçler konusunda hazırlıklı olunması gerektiğine dikkati çekmek hem de küresel bir güce dönüşen Türkiye’nin tüm dünyada bayrağımızı dalgalandıran işadamlarından birisi olarak ilgililerin desteğine ihtiyaç duyduğumuzu belirtmek için bu kısa açıklamayı kamuoyunun bilgisine saygılarımla sunuyorum.

Dr. Cem Kınay

Geçmiş

 

Birlesik  Ingiltere Kralligi na dahil Turks ve Caicos Adaları’nda yer alan Dellis Cay bir doğa harikasıdır.  Parrot Cay’in yanında yer alan adaya Providenciales’den deniz yoluyla 20 dakikada ulasmak mümkündür. Dellis Cay, Haziran 2005’te  özel bir şahıstan satın alınmıştır. Adada dünyanın önde gelen mimarlarının eşsiz tasarımlarından oluşan lüks bir yerleşim kompleksi planlandı.. Proje tamamlandığında, adada Mandarin Oriental otelinin çevresinde yer alan ve otelin hizmet vereceği lüks villalar ve residenceler olacaktı.  Projenin inşaat çalışmalarına, Haziran 2008’de başlanmıştı ve planlanan, projenin ilk bolumunun Ekim 2010 da tamamlanması  şeklindeydi.

Dr. Kinay, son otuz yıldır ,vizyon sahibi,saygıdeğer bir uluslararası iş adamı olarak  haklı bir üne kavuşmuştur. Magic Life Grubu’nun kurucusu olan Dr. Kınay, 2006 yılında layık görüldüğü “Avusturya Devleti Onur Payesi ve Madalyası” da dahil olmak üzere yüksek ahlaki ilkelerini, dahası iş dünyasındaki zekasını ve yetkinliğini tanıyan pek çok ödül almıştır.